Pages - Menu

Modal Verbs

Modal Verbs 

Nedir? 
Türkçe'ye "kip eki" olarak çevirebiliriz. Ancak Türkçe'de kip eki ne onu bilmediğim için "Türkçe'deki kip eklerinin İngilizce'sidir." diyemeyeceğim. O yüzden şöyle diyelim:

Modal dediğimiz şey bir çeşit yardımcı fiildir. Yardımcı fiiller, başka bir deyişle "Auxiliary Verbs" neydi? BE/DO/HAVE idi. İşte modallar da bunların bir çeşidi. BE/DO/HAVE dinozor ise bunlar tavuk, kuş falan...gibi. Nerede, nasıl kullanılıyor, kaç tane var, onlar neler? Bakalım. 

1) CAN- yetenek: I can speak English.
- izin: Can I go to the cinema? veya bir babanın kızına "You can go to the cinema." demesini düşünün. Orada bir yetenekten ziyade izin vermekten bahsediyor. Yoksa kız salak değil, gidebiliyordur bence sinemaya gayet.
- istek: Can you wait please? 
- teklif: We can watch a movie. 
- öneri: Can we visit Grandma this weekend?
- ihtimal/olasılık: It can rain today.

2) COULD- geçmişteki yetenek: I could speak English.
- geçmişteki izin: "You could go to the cinema yesterday" dediyse babamız, demek ki kızımız dün gidebilirdi, ama bugün gidemez. Evde otursun bence de; etraf tekin değil. Gündüz gitsin.
- nazik/terbiyeli(insan gibi) şekilde soru: Could you open the window?
- nazik/terbiyeli şekilde istek: Could you wait please?
- nazik şekilde teklif(bu da terbiyeli tabii, yazmaya üşendim...derken daha uzun yazmam): We could watch a movie.
- nazik şekilde: öneri: Could we visit Grandpa today?
- ihtimal/olasılık: It could snow.

can/could farkedileceği üzere oldukça benzer yapılar. Tek ayrıldıkları yer ise geçmişteki yetenek ve izin konusunda "can" yerine "could" kullanıyor olmamız. Diğerleri aynı, ama daha kibar halleri. "could" yerine "can" kullanan ayı mıdır peki? Hayır. Sen/Siz gibi. Samimiyete bağlı.

3) WILL- dilek, istek, talep: Will you please shut the door?
- tahmin, varsayım: I think it will rain today.
- söz: I will stop smoking.
- anlık karar: "Can somebody drive me to the station?" sorusuna "I will" diyen başka bir kişi.
- alışkanlıklar: She's strange, she will sit for hours without talking.

4) WOULD- dilek, istek, talep(will'den daha kibar): Would you shut the door, please?
- geçmiş alışkanlıklar: Sometimes he would bring me some flowers. 

5) MAY- izin: May I go to the cinema?
- ihtimal/olasılık +: It may rain today.
- nazik şekilde öneri: May I help you?

6) MIGHT- ihtimal/olasılık - :It might rain today.
- teklif(ama tereddüt var): Might I help you?

tıpkı can/could'da olduğu gibi may/might da birbirine oldukça benziyor. Aralarındaki fark: "may" üniversite okumuş efendi kardeş iken, "might" lise mezunu sokaklarda itlik serserilik yapan kardeş. İkisi de aynı mı? Aynı, "might" biraz daha negatif sadece.

7) MUST- zorunluluk: I must study now.
- ihtimal/olasılık(söyleyen kişi kendinden emin ama): You must be tired. 
*Türkçe'de bunu biz "kesin" sözcüğü ile veriyoruz. Örn: "Kesin acıkmışsındır sen." derken acıkma durumu söylenen kişi tarafından doğrulanmamış iken, söyleyen kişi kendinden gayet emin. Ama bir kesinlik var mı? Yok. Ama kesin acıkmıştır, bence. İşte bu "must".
- tavsiye/öğüt(çok güçlü şekilde): You must see Thor's new movie! 
*Yine aynı şekilde bunu da "kesin", ve buna ek olarak "mutlaka" sözcüğü ile veriyoruz Türkçe'de. "Abi Thor'un yeni filmini kesin/mutlaka izlemelisin" gibi.

8) MUST NOT / MAY NOT- yasak: You must not touch my computer.
*must biraz daha güçlü

9) SHOULD- tavsiye: You should drive carefully. (Tavsiyelerin kralı = should)
- yükümlülük/mecburiyet: You should switch off the lights before you sleep.

10) NEED TO- gereken/lazım olan şey: You need to see a doctor. 

Bunlara ek olarak: "ought to" ve de "shall" var. Onları boşverin ama bence. ŞEKSPİR MİSİN BİRADER diye sorarlar çünkü adama.

Nasıl kullanıyoruz? Diğer yardımcı fiiller ile aynı şekilde: özneden sonra. Tıpkı "I am, He is, She is..." der gibi: "I can, I will, you could, he would, we should, they must..." diyoruz. Gerisi zaten aynı. Peki "modal" kullandığımız yerde "be/do/have" kullanabilir miyiz? Hayır. Neden? Çünkü onlar da yardımcı fiil, bunlar da; ve İngilizce = her şeyden bir tane. "I am is..." demediğiniz gibi "You are can..." de demeyin.

No comments:

Post a Comment