NASIL? ŞÖYLE: Subject + finite form of to be + Past Participle
Bu kadar. Bitti.
Şunlara dikkat ediyoruz sadece:
1) Aktif cümlenin nesnesi pasif cümlemizin öznesine dönüşüyor.
2) Aktif cümlenin öznesi de pasif cümlenin nesnesine dönüşüyor(veya direkt kayboluyor).
3) Fiil her zaman Present Participle(V3)'a dönüşüyor.
4) "to be"unutmayın. (Bazen "be" diye, bazen de "to be" diye yazıyorum. Canım öyle istiyür)
Örn:
Muslera writes a letter. => A letter is written by Muslera.
Muslera wrote a letter. => A letter was written by Muslera.
Muslera has written a letter. => A letter has been written by Muslera.
Muslera is writing a letter. => A letter is being written by Muslera.
Muslera was writing a letter => A letter was being written by Muslera.
Mantık böyle. Olay aslında aynı. Birinde olayın kendisi ön plana çıkıyorken(pasif), diğerinde ise olayı yapan kişi ön plana çıkıyor(aktif). Ne zaman kullanırız derseniz de cevap: Ne zaman ki olayın kendisi onu yapan kişiden daha önemli -> o zaman pasif.
Mesela bir çay dökülmesi hadisesini ele alalım. Çay evde dökülmüşse, ve bunu evin çocuklarından biri yapmışsa, o zaman kimin döktüğü önemlidir. Çünkü azar yiyecek kişi o. Ama çay okulda filan dökülmüşse kimin yaptığı önemli değildir; önemli olan çayın dökülmüş olmasıdır.
O yüzden:
Evdeki büyük kardeş "ANNE MUSTAFA ÇAY DÖKTÜ" derken,
Aynı büyük kardeş okuldayken "HOCAM ÇAY DÖKÜLDÜ" der. Ve hatta "DÖKÜLMÜŞ" der, sanki hiç haberi yokmuş gibi...sanki kendisi dökmemiş gibi.
Evde: "Mustafa spilled the tea!"
Okulda: "Tea was spilled."
Pasif yapı kullanılan en sevdiğim film sahnesi: The Matrix finalinde makine abinin "It is done." demesi. Üf çok seviyorum o sahneyi.
No comments:
Post a Comment